Project Tandoori bir belgeleme ve arşiv projesidir. Mardin ve Şırnak illeri kırsalında kullanıcısı, yerel köy halkı tarafından, sınır ticaretinin artık malzemeleri kullanılarak üretilen mimari yapı eklerini belgeleyerek arşivlemeyi hedefler.
Project Tandoori is an archival project. It aims to document and create an inventory of the user-built additions built by the border trade leftovers in the rural settlements of Mardin and Şırnak, on the Syrian and Iraqi border of Turkey.

Türkiye’nin sınır ticareti aksı olan ve İpekyolu olarak da bilinen D-400 karayolu üzerinde ve çeperinde bulunan köylerde (bkz. harita) sınır ticaretinde kullanılan kamyon ve TIR’lardan çıkma mazot deposu, lastik, palet, dorse ve brandalar kullanılarak üretilen tandır evi, kümes, koyun salahı, garaj, depo, bahçe duvarı ve çiti gibi gündelik yaşamı ve insan, koyun, tavuk gibi farklı canlıları destekleyen işlevlere sahip yapılar, köylerin genel mimari karakterini ve imgesini belirleyecek yoğunluktadır.
Mardin ve Şırnak’ta bulunan sınır kapılarından gerçekleşen sınır ticareti, 1990’larda bölgenin ekonomisini dönüştürür. Sınır ticareti bölgesi olarak tanımlanan Mardin ve Şırnak’ta aşiretler kamyon filoları kurarken, yerel halkın çoğunluğu kamyon ve TIR’lar ile sınır ticaretinde çalışmaya başlar1. Petrol ticaretinin kişisel ihtiyaçlar için taşınmasına izin verilen miktarının onlarca katı kamyonların dorse altlarına saklanan devasa mazot depolarında ülkeye sokulur. Petrolde sınır ticaretinin 2002 yılında yasaklanmasının ardından işlevsiz kalan işte bu depolar, yığıldıkları köylerde yeni ek yapılara ihtiyacı olanlar tarafından dahiyane bir biçimde yeniden işlevlendirilerek özgün “mimarlık”lara dönüşür.
Project Tandoori, kullanıcısı tarafından üretilen bu mimarlığın belirli bir bölgede ortaya çıkan bu halini belgelemeyi ve bilgisini açık erişimli bir arşivle bir “kültürel miras” olarak korumayı amaçlamaktadır.

Rural settlements along the southeast part of the D-400 transnational border trade route, namely the Silk Road, are characterized by user-built makeshift additions constructed with truck leftovers. In some of the villages, buildings of this type have reached such a number that they determine the overall image of the settlement. Auxiliary spaces of everyday life such as tandoori houses, poultry houses, garages, storage units, sheep pens, garden fences and walls are built attached or in some relation to the main buildings, using fuel tanks, tyres, pallets or truck trailer tarps integrated with regular building materials like mud-brick, stone and briquette. Supporting “different forms of livelihood” humans, goats, sheep, hens and chickens, these spaces have a spatial logic as well as a manner of articulation within the surrounding environment. Following unspoken rules of material use, construction and morphology, often genuine designs are generated.
Border trade through the border crossings in Mardin and Şırnak transformed the economy of the region in the 1990s. With the beginning of the oil trade, tribes in the border trade areas of Mardin and Şırnak, established fleets of trucks, while the majority of the local population began to work in the border trade with trucks and trucks. Tens of times the amount of oil trade allowed to be transported for personal needs is smuggled into the country in huge diesel tanks hidden under the trailers of trucks. After the border trade in oil was banned in 2002, these tanks, which had become dysfunctional, were ingeniously repurposed by those in need of new outbuildings in the villages where they were piled up, and turned into unique “architecture”.
Project Tandoori aims to document the emergence of this user-generated architecture in a specific region and preserve its knowledge as a “cultural heritage” through an open-access archive.